Yapay Zekâ Menüleri: Kusursuz Ama İtici
İlk kez bir kafeye girip ekranlarda gördüğünüz simit sandviçlerinin her birinin görseli tuhaf bir şekilde kusursuz, simetrik ve pürüzsüzse, yalnız olmadığınızı bilin. Bu, üretken yapay zekâ modellerinin restoran endüstrisine girmesiyle giderek yaygınlaşan bir deneyim. Modeller; görsel olarak hoş ama bir o kadar da rahatsız edici bir estetik anlayışıyla eğitildiği için, menülerdeki yemek görselleri çoğu zaman gerçek dışı görünüyor. Bazen bu görseller, peyniri adeta avangart bir sanat eseri gibi erimiş bir börek gibi abartılı olabiliyor; bazen de o kadar sıradan ki, ikinci bakışta bir şeylerin yanlış olduğunu fark ediyorsunuz.
Yapay zekâ dedektörü şirketi Reality Defender'ın CTO'su Alex Lisle, TechCrunch'a verdiği demeçte bu durumu şöyle özetliyor: "Bu, neredeyse bir uzaylının pizzanın temel prensiplerini anlamadan pizza yapmaya çalışması gibi." Lisle'ın şirketi, bu tür sorunlar nedeniyle ortaya çıkan ve yapay zekâ içeriğini tespit etmeye çalışan yeni bir sektörün parçası.

Eğitim Verisindeki 'Kusursuz' Anlayış
Lisle, bu görsellerdeki tuhaf estetiğin, modellerin eğitim verilerinden kaynaklandığını söylüyor. Büyük dil modelleri ve difüzyon modelleri (ChatGPT ve Midjourney gibi araçların arkasındaki teknoloji), devasa veri setlerinden kalıplar çıkararak kullanıcıların isteklerini tahmin ediyor. "Bir restoran menüsü oluştur" gibi bir komut verdiğinizde, model büyük ihtimalle 2015 yılındaki bir zincir restoran menüsünü andıran bir tasarım sunuyor. Lisle, "Bu işlerin çoğu 2015'teki bir Chili's menüsüne benziyor ve bunun bir nedeni var: Modellerin çalıştığı veri setleri o dönemin yaygın menülerinden oluşuyor" diyor.
Yapay zekâ şirketleri için yeni eğitim verisi çok değerli; Amazon'un bile nadir kitapları tarayıp veri setine eklemek için satın aldığı biliniyor. Ancak bu devasa veri setlerine yapay zekâ üretimi içeriklerin karışması kaçınılmaz. Modeller kendi ürettikleri içeriklerle eğitildiğinde ise 'model çöküşü' riski ortaya çıkıyor. Lisle bu durumu "deli dana hastalığına" benzetiyor: "Bir modelin çıktılarını kendisine geri beslediğinizde, bir noktada akrabalı yetiştirme had safhaya ulaşır ve sistem çöker." Ancak menülerdeki sorun tam bir çöküş değil; daha çok 'yakınsama' olarak adlandırılan, kaliteyi düşüren ancak modeli kullanılamaz hale getirmeyen bir durum.
Yapay Zekâ Menüleri: Geleceğin mi, Geçmişin mi?
Bir fast food menüsü üretmesi istendiğinde model, Wendy's, Burger King, McDonald's gibi zincirlerin menülerine bakar. Bu menüler zaten benzer bir stile sahip; dolayısıyla model de bu stili taklit eder. Ancak bu durum, yapay zekâ üretimi menülerin eğitim verisine girmesiyle daha da pekişir. Sonuçta, bir Big Mac reklamındaki hamburgerin, gerçeğinden çok daha iyi görünmesi gibi, yapay zekâ menüleri de gerçek yemeklerden her zaman daha çekici olacak. Ancak bu 'kusursuzluk', tıpkı bir reklam fotoğrafındaki yemeğin gerçekte yediğinizden farklı olması gibi, bir aldatmacanın da habercisi. Bu yüzden, bir dahaki sefere menüdeki görsellere baktığınızda, bir şeylerin tuhaf olduğunu hissederseniz, paranoyak değilsiniz; sadece yapay zekânın estetik anlayışına tanık oluyorsunuz.
valla haklılar biraz, geçen gün bir mekanda "ızgara levrek" yazıp görseli 3 başlı balık çıkan yer gördüm. gülmekten sipariş veremedim.