Okyanusların Keşfedilmemiş Derinliklerine Yeni Bir Soluk
Gezegenimizin yüzde 70'inden fazlası sularla kaplı olsa da, bu devasa alanın büyük bir kısmı hâlâ karanlıkta. İklim değişikliği su sıcaklıklarını artırırken, okyanusun derinliklerindeki veri eksikliği giderek daha kritik bir sorun haline geliyor. Ancak yeni nesil otonom su altı dronları, bu boşluğu kapatmaya hazırlanıyor. Fransız devlet okyanus ajansı Ifremer'in geliştirdiği Deep-6000 prototipleri, 6.000 metre derinliğe dalarak abisal bölge hakkında hayati veriler topladı. Bu başarı, Fransa'yı Çin ve ABD'nin ardından bu derinliğe ulaşabilen Argo dronları geliştiren üçüncü ülke yaptı.
Argo Filosu Genişliyor: 4.000'den Fazla Dron
Halihazırda okyanus verilerinin büyük kısmı, 1999'da başlatılan uluslararası Argo Programı tarafından toplanıyor. Dünya genelinde 4.000 veri toplama dronu bulunuyor. Ancak bu dronların çoğu 2.000 ila 4.000 metre arasında dalış yapıyor; oysa okyanus ısınmasının yüzde 10'u bu derinliklerin altında gerçekleşiyor. Ifremer, 2028'e kadar mevcut filoya 30 yeni derin deniz dronu ekleyeceğini açıkladı. Bu sayede araştırmacılar okyanusun yüzde 98'inden fazlasını keşfedebilecek. ABD şu anda 100'den fazla, Çin ise 30'dan fazla derin deniz dronu işletiyor.
Teknik Zorluklar ve Yenilikçi Tasarım
Okyanusun yüzde 90'ından fazlası 200 metreden daha derin; ancak tüm okyanusun sadece yüzde 5'i keşfedilebildi. Bunun ana nedeni, derinlerdeki muazzam basınç. Her 10 metre derinlikte basınç yaklaşık bir atmosfer artıyor; yani 6.000 metrede deniz seviyesindekinin 600 katı bir basınç söz konusu. Ifremer'de görevli Xavier André, "Ana zorluk, derin deniz basıncına dayanacak, yedi yıl boyunca enerjide kendi kendine yetecek ve maliyetleri kontrol altında tutacak bir sistem tasarlamaktı" diyor. Ekip, Deep-6000'in gövdesini saf titanyum yerine kompozit malzemelerle inşa etti. 40 kilogram ağırlığındaki cihazlar, tipik bir Argo dronunun yaklaşık iki katı ağırlığa sahip ve bu sayede yoğun basınca daha iyi dayanıyor.
Nasıl Çalışıyorlar ve Ne Veri Topluyorlar?
Argo dronları on günlük döngülerle görev yapıyor: Bir gemiden bırakılan dron, önce dokuz gün boyunca 'sürüklenme' derinliğinde kalıyor, ardından yaklaşık üç saat boyunca 'profil' derinliğine iniyor. Sonra yüzeye çıkarak topladığı verileri uyduya gönderiyor. Bu süreç, bataryası bitene kadar – genellikle üç ila beş yıl içinde yaklaşık 150 döngü – tekrarlanıyor. Dronlar suyun tuzluluk, sıcaklık, oksijen ve basınç bilgilerini toplayarak bilim insanlarının iklim değişikliğinin okyanus üzerindeki etkilerini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. Argo verileri; musonlar, okyanus ısınması, deniz seviyesi yükselmesi ve okyanus dolaşımı gibi büyük iklim olaylarının tahminlerini iyileştirmek için kullanılıyor. Küresel çapta 4.000 dron, yılda 100.000'den fazla sıcaklık ve tuzluluk profili üretiyor.
2028de okyanusun %98ini izleyeceklermis. peki bu 6000 metreye dalan dronlar deniz canlılarını rahatsız etmeyecek mi? bir de maliyeti kim karşılıyor, balıkçılar mı vergi mi