New York'un Karanlık Yüzü: Max Payne'in Doğuşu
New York City, sinemadan video oyunlarına kadar birçok yapımda başroldedir. The Division veya Marvel's Spider-Man gibi oyunlarda olduğu gibi, şimdi de Control Resonant ile Remedy Entertainment'ın bu şehri nasıl yeniden yorumlayacağını merakla bekliyoruz. Ancak bu, Remedy'nin New York'u ilk kez sahneye koyuşu değil. Tam 25 yıl önce, Windows PC için piyasaya sürülen Max Payne, buz gibi bir New York'ta geçen unutulmaz bir nişancı oyunuydu. O dönemde PlayStation 2 ve Xbox'a da gelen yapım, polis araçlarının ve bir helikopterin gökdelenlere yaklaştığı o soğuk atmosferiyle oyuncuları hemen içine çekiyordu. Başkarakter Max Payne, üç yıl önce yaşadığı trajik kaybın acısını hâlâ taşıyor ve o gecenin olaylarına zemin hazırlıyordu.

Çizgi Roman Panelleriyle Anlatılan Hüzünlü Hikaye
Max Payne'in hikayesi, çizgi roman panelleri ve James McCaffrey'in sert anlatımıyla sunuluyor. Üç yıl önce Max, polis teşkilatında çalışıyor ve New Jersey'deki evinde karısı ve kızıyla yaşıyordu. Ancak bir akşam eve döndüğünde hayatı altüst olan bir trajediyle karşılaştı. Tasarım bir uyuşturucunun etkisindeki üç serseri evini talan etmiş, Max hepsini vursa da ailesini kurtaramamıştı. Bu olaylar onu polislikten koparıp DEA'ya katılmaya ve yerel mafya ailesine sızmaya itti. Hikaye basit ama etkileyici; Remedy'nin cesur anlatımı, türün gerektirdiği gibi oyuncuyu derinden yakalıyor.

Bullet Time: Oyun Dünyasını Değiştiren Mekanik
Max Payne'in oynanışı, bullet time adı verilen devrim niteliğinde bir mekanikle unutulmazlar arasına girdi. Bu özellik sayesinde Max ileri atılıyor veya zıplıyor, etrafındaki olaylar adeta yavaşlıyordu. Düşmanlar bir anda melas içinde kalmış gibi tepki veriyor, Max ise neredeyse dokunulmaz bir şekilde nişan alıp ateş edebiliyordu. Özellikle Roscoe Street Station'daki ilk anlarda (gerçekte Manhattan'da böyle bir sokak yok) etkileyiciydi. Av tüfekleri neredeyse nişan almayı gereksiz kılıyordu. Hikaye belki derinlikten yoksundu ama temposu ve silah oynanışı tatmin ediciydi.
Zamanın Getirdiği Kusurlar ve Konsol Sürümleri
Elbette 25 yıl sonra bazı pürüzler göze çarpıyor: Çevre dokuları ve mimari sade, Max'in kalıcı sırıtışı komik gelebilir. Ancak asıl sorunlar konsol sürümlerinde belirginleşiyor. Örneğin, ters Y ekseni ayarı, bazı oyuncuların kamera ile boğuşmasına neden oluyor. Yeni oyunlarda ayarları değiştirmek kolayken, PlayStation 2 sürümünde bu seçenek yoktu. Yine de Max Payne, o dönem için çığır açan anlatımı ve oynanışıyla hâlâ saygıyla anılıyor. Remedy'nin New York'a bakışı, Control Resonant ile bir kez daha karşımıza çıkacak.

Max Payne ilk çıktığında bullet time olayını görünce kafayı yemiştim, o kar yağarken yavaş çekim sahneler hâlâ aklımda. Remedy bu havayı Control'e de taşırsa güzel olur ama artık o nostaljik noir atmosferi yakalayabilirler mi emin değilim.
bullet time'i ilk gordugumde ekran basinda agzim acik kalmisti, o kar yagisi atmosferi hala aklimda. ama simdi her oyunda var bu mekanik, o zamanki etkiyi bir daha bulmak zor