Big Tech'in Eğitimdeki Görünmez Eli
Teknoloji devlerinin eğitim sistemine sızma hikâyesi yeni değil. New York Times eğitim teknolojileri muhabiri Natasha Singer'ın yeni kitabı Coding Kids, son 15 yılda Apple, Microsoft ve Google gibi şirketlerin okul müfredatlarına nasıl yerleştiğini gözler önüne seriyor. Singer'a göre bu şirketler, bilgisayar bilimi ve kodlama becerilerinin yüksek maaşlı işlere giden bilet olduğu vaadiyle eğitimcileri ikna etti. Ancak öğrenciler iş gücüne katıldığında, yeni teknolojiler bu vaadi sorgulatmaya başladı.
Dahası, şirketler okulları kendi ürünlerini kullanan yeni bir iş gücü yaratmak için kullandı. Öğrenciler, geleceğin müşterileri olarak şirketlerin yazılımlarına alıştırıldı. Singer, "Bazı açılardan kolektif bir hafıza kaybı yaşadığımızdan endişeleniyorum" diyor. "Geçmiş teknoloji döngülerinden ders çıkardık mı? Yapay zekânın eğitime fayda sağlaması ve şimdiden önlemler alınması için ne yapabiliriz?"
Yapay Zekâda Aynı Senaryo mu Tekrarlanıyor?
Şimdi sıra yapay zekâda. Yapay zekâ şirketleri, okullara benzer bir hikâye anlatıyor: "Bu teknolojiyi öğrenmeyen geride kalır. Biz de size kaynak ve müfredat sağlıyoruz, hem de bedava." Ancak Singer, eğitimcilerin bu kez daha temkinli olduğunu gözlemliyor. Kodlama derslerine hızla adapte olan eğitimciler, yapay zekâ konusunda daha fazla sorgulama yapıyor.
Google, Chromebook adı verilen düşük maliyetli dizüstü bilgisayarlarla eğitimde zaten baskın bir güç haline gelmişti. Covid-19 salgını sırasında okulların kapanmasıyla bu yaygınlık daha da arttı. Google Classroom uygulaması da öğretmenlerin ödev ve notları paylaşmasını kolaylaştırdı. Üretken yapay zekâ patlaması yaşandığında Google, birçok okul için zaten kilit bir platform sağlayıcısıydı ve yapay zekâyı tanıtmak için hazır bekliyordu.
Ders Alındı mı?
Singer'a göre iyi haber de var: Eğitimciler artık daha bilinçli. Geçmişte olduğu gibi şirketlerin doğrudan müfredata girmesine izin vermek yerine, bağımsız kuruluşlar ve savunuculuk grupları aracılığıyla daha dengeli bir yaklaşım benimseniyor. Örneğin Code.org gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, şirketlerin desteğiyle kodlama eğitimini yaygınlaştırdı. Ancak Singer, yapay zekâ için benzer bir yol izlenirken şeffaflık ve güvenlik önlemlerinin ön planda tutulması gerektiğini vurguluyor.
"Bir on yıl sonra değil, şimdi önlem almalıyız" diyen Singer, teknoloji şirketlerinin eğitimdeki rolünün dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Okullar, yapay zekâyı müfredata entegre ederken hem fırsatları hem de riskleri göz önünde bulundurmalı. Aksi halde, geçmişte olduğu gibi birkaç yıl sonra pişmanlık yaşanabilir.
Okulların artık daha dikkatli olması sevindirici ama yine de bedava araçların cazibesine kapılmayacaklar mı göreceğiz. Google sınıfa girmek için illa bir yol buluyor.