Yıl 2001: Oyun Tarihinin Dönüm Noktası
2001 yılı, oyun dünyası için adeta bir milat oldu. PlayStation 2 çoktan piyasaya çıkmış, Grand Theft Auto III, Metal Gear Solid 2 ve Final Fantasy X gibi efsane yapımlar birbiri ardına raflardaki yerini almıştı. İşte tam da bu yıl, Nintendo GameCube'u duyurdu. Konsol, 14 Eylül'de Japonya'da, ardından 18 Kasım'da Kuzey Amerika'da satışa sunuldu. O dönem için küçük ama bir o kadar da cesur bir adımdı.

GameCube, DVD oynatamaması ve sınırlı üçüncü parti desteğiyle diğer konsolların gerisinde kalsa da, oyun kütüphanesiyle kısa sürede kült bir ikon haline geldi. Halo: Combat Evolved gibi kuşak tanımlayan bir özel oyuna sahip olmasa da, sunduğu benzersiz deneyimlerle oyuncuların kalbinde taht kurdu. İşte 25 yıl sonra bile keyifle oynadığımız o oyunlardan bazıları.
Animal Crossing: Sosyalleşmenin İlkel Hali
Animal Crossing, 2002'de ABD'li oyuncularla buluştu ve zamanla ağızdan ağıza yayılan olumlu yorumlarla büyük bir başarı yakaladı. İlk oyunun en çarpıcı yanı, yeni nesil oyunlarla neredeyse aynı mekaniklere sahip olmasıydı: gerçek zamanlı saat, balık tutma, böcek yakalama, fosil toplama ve tembel köylülerle sohbet. K.K. Slider cumartesi geceleri kulüpte akustik performans sergiliyordu. Tek büyük fark: çevrimiçi oynanışın olmamasıydı. Arkadaşlarınızın kasabalarını ziyaret etmek için hafıza kartlarını çalmanız, köylülere tuhaf sözler öğretmeniz ve kartları gece yarısı geri koymanız gerekiyordu. İşte o zamanlar eğlence böyleydi!

Nintendo'nun o dönemde Animal Crossing, Luigi's Mansion ve Pikmin gibi yeni serileri peş peşe piyasaya sürmesi, şirketin yaratıcılığının ne denli güçlü olduğunu gösteriyor. Bugün bu seriler hâlâ şirketin en büyük gelir kaynakları arasında.
Eternal Darkness: Akıl Oyunlarıyla Korkunun Zirvesi
Eternal Darkness, muhtemelen yapılmış en tuhaf ve en korkutucu korku oyunlarından biri. Oyun, oyuncuyu delirtmek üzerine kurulu: sahte ani ölümler, ses kesilmeleri, ani kamera kaymaları, televizyonda geziyormuş gibi görünen böcekler... Hatta bazen kayıt dosyalarını sildiğini bile gösteriyor ve sahte mavi ekran hatası veriyor. 2002'de beni resmen çıldırtmıştı, ama en iyi şekilde. Eternal Darkness, oyuncuyla oynamayı icat etmemiş olabilir ama mükemmelleştirmişti. Modern bir karşılaştırma yapmak gerekirse, gece çöktüğünde Dredge gibi oyunlar benzer bir his veriyor.
Nintendo'nun kanlı sahneleriyle bile bu oyunu yayımlamış olması dikkat çekici. Oyun, Lovecraft'tan ilham alan mitolojisiyle muhteşem bir üçüncü şahıs korku deneyimi sunuyor. Oyuncular, binlerce yıla yayılan farklı zaman dilimlerinde bir düzine karakteri yönetiyor. Atmosfer muhteşem, bulmacalar ve dövüşler eğlenceli. Hatta vücut parçalarını hedef alıp koparabildiğiniz bir mekanik bile var. Büyü sistemi ise oldukça derin.

GameCube, belki ticari olarak PS2'nin gölgesinde kaldı ama oyun tarihine damga vuran yapımlarıyla hâlâ oyuncuların gönlünde yaşıyor. 25 yıl sonra bile bu oyunları açıp oynamak, o dönemin ruhunu ve Nintendo'nun cüretkâr yaratıcılığını hatırlatıyor.
gamecube'un en büyük olayı bence re4'ü ilk kez o konsolda çıkarmasıydı. o grafikler o dönem için çılgındı hala da zevkle oynanıyor. ama şu joypad'i kim tasarladıysa ellerine sağlık demek lazım
hala duruyo benim gamecube, gecen sene zelda wind waker icin tekrar actim calisiyo. o donemki nintendo oyunlari bisey ogretiyodu resmen, sadece grafik degildi olay.