Brandon Sanderson, fantazi türünün en güçlü kalemlerinden biri. Yazar ve yayıncı kimliğinin ötesinde, okuyucu dostu bir akademisyen aynı zamanda. Cosmere evrenini neredeyse her yıl genişletmekle kalmıyor, Tolkien'in büyü sistemleri üzerine dersler de veriyor. Kendisiyle daha önce zaman yönetimi konusundaki ustalığı için de röportaj yapmıştık. Bu kez, fantazi yazarı Joe Abercrombie ile yaptığı ve YouTube'da yayınlanan bir söyleşide, yazarlık sanatının inceliklerini konuşurken Game of Thrones yine gündeme geldi.
Epik Fantazinin Gücü ve Tehlikesi
Sanderson'a göre Game of Thrones, epik fantazinin hem gücünü hem de zayıflığını gösteren en önemli örneklerden biri. "Ben büyük epiklerle büyüdüm. Bazı açılardan fantazinin en doğal hali bu. Dünyanın derinliklerine inip kendinizi kaptırmanız, başka bir yeri keşfetmeniz için size bolca zaman veriyor" diyor Sanderson. "Sanırım Game of Thrones'un iyi iş yapmasının nedeni de bu." Ancak bu türün bir de karanlık yüzü var: tükenmişlik. Sanderson, kendi deneyiminden yola çıkarak, epik fantazinin en büyük tehlikesinin hikayenin kişisel olmaktan çıkıp karakterlerden uzaklaşması olduğunu söylüyor. "Yazarlar yan karakterlere daha çok ilgi duymaya başlıyor. Bunu Game of Thrones ve Zaman Çarkı'nda da görüyoruz. Bu kadar büyük bir yapıyı nasıl taze, kişisel ve heyecanlı tutarsınız? İşte türün gerçek zorluğu bu."
Haritaların Tuzakları
Söyleşi sırasında iki yazarın haritalar konusunda da ilginç bir tartışması olmuş. Abercrombie, haritaları sevdiğini ama bunların doğru kullanılması gerektiğini söylüyor: "İlk Kural'ı yazarken karakter odaklı, insanlara çok yakın bir hikaye anlatmak istiyordum. Dünyanın en geniş açıdan başlamak, tam da istediğim tonun tersiydi." Sanderson ise Game of Thrones örneğini vererek şöyle diyor: "Haritayı koyduğunuz anda bazı sorunlar başlar. Sonraki sezonlarda gördük ya, 'Buradan oraya nasıl gittiler?' diye soruyoruz. Gerçekçi bir sunum yapmaya çalıştığınızda işler zorlaşıyor."
Kitaplar ve Diziler Arasındaki Uçurum
George R.R. Martin de uzun zamandır Buz ve Ateşin Şarkısı gibi bir epik fantazi serisinde kapsamı daraltmanın ne kadar zor olduğunu dile getiriyor. Serinin toplamda yedi kitap olması planlanıyor; şu ana kadar beşi yayınlandı. Martin, altıncı kitap olan Kış Rüzgarları üzerinde tam 15 yıldır çalışıyor. HBO uyarlamasının hikayenin kronolojisinde onu geçmesi de işleri hiç kolaylaştırmadı. Sanderson'ın Game of Thrones'u sürekli gündeminde tutması belki de kendi epik fantazi dünyasını televizyon için sadeleştirme çabasından kaynaklanıyor.
Sanderson ve Abercrombie'nin bu keyifli sohbeti, epik fantazi türünün hem yazarları hem okuyucuları için önemli içgörüler sunuyor. Game of Thrones'un hikayesi, türün ne kadar başarılı olabileceğini ama aynı zamanda ne kadar kolay çökebileceğini gösteren bir ders niteliğinde.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!