Oyunların Ruhunu Yakalayan Bir Uyarlama
Capcom'un efsanevi Resident Evil serisi, sinemada bugüne kadar genellikle aksiyon dolu yorumlarla karşımıza çıktı. Milla Jovovich'in başrolde olduğu altı film, oyunların hayatta kalma-korku özünü büyük ölçüde görmezden geldi. Ancak Barbarian ve Weapons filmleriyle tanınan yönetmen Zach Cregger, bu kez işi farklı bir yerden tutuyor: Oyunların en iyi anlarını hissettiren bir film yapmak. Üstelik bu, hayranlara yönelik basit göndermelerle değil, gerçek bir korku sineması anlayışıyla başarılıyor. 2021'de çekilen ve başarısız olan Welcome to Raccoon City gibi yapımların düştüğü tuzağa düşmeden, Cregger hem usta bir korku yönetmeni hem de serinin tutkulu bir hayranı olarak işe koyuluyor.
Bir Sağlık Kuryesinin Kâbusu
Film, tıbbi bir kurye olan Bryan (Austin Abrams) etrafında dönüyor. Bryan, son anda uzak bir dağ kasabasına gitme görevi alır: Elbette burası Raccoon City'dir. Yolda, kız arkadaşının hamile olduğunu öğrenmesiyle baba olma kaygısıyla da boğuşur. Derin kusurları olan sıradan bir adam olan Bryan, bir Resident Evil hikâyesi için ideal bir başkahramandır. Karlı bir yolda geçirdiği kaza sonrası kamera birinci şahıs görünümüne geçer; Bryan yaralı bir kadına doğru sürünürken, tıpkı orijinal Resident Evil'deki ilk zombiye yaklaşan kamera gibi hissedersiniz. Ancak kurban, zombi değil, çılgın bir yaratığa dönüşünce, devrilmiş bir polis arabasının etrafında ondan kaçmaya çalışırken neredeyse Bryan'ı omuz üstü kamera açısıyla kontrol ediyormuşsunuz gibi olur.
Kaynak Kıtlığı ve Gerilim
Cregger, film boyunca Bryan'ı sık sık doğrudan arkasından veya omuz üstünden takip ederek Resident Evil 4'ün ikonik kamera açısını anımsatır. Bryan uygun bir yere bırakılmış bir tabanca bulup çılgın kadını etkisiz hale getirir, ama elbette bu sadece başlangıçtır. Kızgın bir köpek onu bir ahıra kovalar; burada klasik bir merdiven bulmacasıyla karşılaşır ve başarısız olur. Terk edilmiş bir çiftlik evine sığındığında ise yine uygun bir yere bırakılmış bir av tüfeği bulur, ancak mermi bulana kadar işe yaramaz. (Nadiren de olsa klasik Resident Evil kayıt odalarındaki gibi tek bir daktilonun olduğu bir odaya denk gelir.) Oyunlara aşina olmayanlar bile bu filmden keyif alabilir. Ancak Cregger'in seriyi anlayışı, filme gerçek bir hayatta kalma-korku oyunu hissi veriyor. Her yeni odayı ve karanlık köşeyi Bryan'ın gözünden görüyor, dehşeti iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Birkaç silah edinmesi uzun sürmez ama her zaman tam olarak kaç mermisi olduğunun farkındadır. Tıpkı oyunlardaki gibi kaynak kıtlığı sürekli bir gerilim kaynağıdır. Cregger, film boyunca birinci şahıs bakış açısını birkaç kez daha ustalıkla kullanır; bazen kamera sanki biri hızla bir oyun kumandasının sağ çubuğunu itiyormuş gibi sarsıntılı bir şekilde yön değiştirir. Cregger'in Resident Evil'ı, iyi bir video oyunu uyarlaması yapmanın dersini veriyor: Hayranların görmek istediği şeyleri kölece yeniden yaratmak yeterli değil - tıpkı berbat Super Mario Galaxy veya unutulmaz Uncharted gibi - ama aynı zamanda...
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!