Yapay Zeka Atık Sorunu Göründüğünden Çok Daha Büyük
Yapay zeka teknolojileri hayatımıza hızla girerken, arkasında bıraktığı elektronik atık (e-atık) sorunu da giderek derinleşiyor. Basel Action Network (BAN) tarafından bugün yayımlanan yeni bir rapora göre, yapay zeka patlamasının yarattığı e-atık şimdiye kadar tahmin edilenden çok daha fazla. Öyle ki, 2050 yılına gelindiğinde bu atık miktarı 23 milyon nakliye konteynerini doldurabilecek boyuta ulaşabilir. Bu, 40 metrelik konteynerlerin yan yana dizilmesiyle dünyanın etrafını yaklaşık altı kez dolaşmaya yetecek bir hacim anlamına geliyor.
Raporun yazarları, önceki çalışmalardan farklı olarak yalnızca sunucuları ve GPU'ları değil, veri merkezlerindeki tüm altyapıyı hesaba kattı. Güç kaynağı ve dağıtımı, soğutma sistemleri, yedek güç üniteleri ve ağ ekipmanları da bu hesabın içine dahil edildi. Bu genişletilmiş kapsam, yapay zekanın ardında bıraktığı atığın gerçek boyutunu çok daha net gözler önüne seriyor.
"Yapay Zeka Ağırlıksız Hissettirebilir Ama..."
BAN'ın kurucusu ve stratejik yön direktörü Jim Puckett, konuyla ilgili yaptığı açıklamada çarpıcı ifadeler kullandı: "Yapay zeka ağırlıksız gibi gelebilir, ancak her model muazzam miktarda son derece özelleşmiş, en ileri donanıma bağımlıdır." Puckett, şirketlerin ve hükümetlerin bu yeni atık tsunamisine karşı şimdiden planlama yapmaya başlamaması durumunda, bugünkü yapay zeka yatırımlarının halihazırda yaşadığımızdan çok daha büyük bir toksik atık krizine dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Dünya genelinde her yıl üretilen 68,3 milyon ton e-atığın dörtte birinden azı resmi olarak toplanıp geri dönüştürülüyor. Geri kalan büyük kısım ise gölgede kalan "gayri resmi" atık toplama süreçlerine gidiyor. Buralarda ekipmanların yakılması veya gömülmesi, çalışanları ve çevreyi kurşun ile krom gibi toksik maddelere maruz bırakıyor.
ABD ve Küresel Düzenlemelerdeki Boşluklar
ABD, diğer ülkelerden çok daha fazla veri merkezine sahip olmasına rağmen, tehlikeli atıkların uluslararası ticaretini sınırlamak amacıyla oluşturulan Basel Sözleşmesi'ni hâlâ onaylamış değil. Yapılan soruşturmalar, ABD'li geri dönüşüm firmalarının e-atıkları yurt dışına göndermeye devam ettiğini ve bu atıkların genellikle "arka bahçe geri dönüşümü" olarak bilinen güvensiz yöntemlere kaydığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, bu gayri resmi geri dönüşüm tesislerinde çalışmaya veya yakınlarında yaşamaya zorlanan milyonlarca çocuk ciddi sağlık tehditleriyle karşı karşıya.
BAN, küresel e-atık miktarının 2050 yılına kadar üç katına çıkarak yılda 211 milyon metrik tona ulaşacağını öngörüyor. Bu atığın yaklaşık yüzde 15 ila 20'sinin yapay zekadan kaynaklanacağı tahmin ediliyor. Raporda ayrıca "Yapay Zeka Atık Bulaşması" (AI Waste Contagion) adı verilen geniş bir kategori de yer alıyor. Bu kategori, telekomünikasyon altyapısından kişisel cihazlara kadar, yapay zekadaki ilerlemeler nedeniyle daha erken eskiyip değiştirilecek tüm ekipmanları kapsıyor.
2050'ye Kadar Ne Kadar Atık Birikecek?
BAN, her gigawatt veri merkezi kapasitesi başına 70.000 metrik ton e-atık oluşacağını hesaplıyor. McKinsey'nin 2030'a kadar toplam veri merkezi kapasitesinin 219 GW'a ulaşacağı yönündeki projeksiyonunu temel alan kuruluş, 2025-2050 yılları arasında yapay zeka bağlantılı elektronik ekipmanların emekliye ayrılmasıyla yüzyılın ortasına kadar toplam 395 ila 617 milyon metrik ton e-atık birikeceği sonucuna varıyor. Bu rakam, sorunun boyutunu gözler önüne sererken, yapay zeka çağının görünmeyen maliyetini de ortaya koyuyor.
yapay zeka ilerlesin derken çöp dağları mı büyüyor anlamadım. peki bu atıkların geri dönüşümü için bir plan var mı acaba?
yapay zeka gelişsin diye dünyayı çöplüğe çeviriyoruz resmen. 23 milyon konteyner ne demek ya, bunları geri dönüştürecek altyapı var mı peki?