Nesli Tükenmiş Türleri Geri Getirmek Artık Bilim Kurgu Değil
Bir zamanlar yalnızca bilim kurgu filmlerinin konusu olan nesli tükenmiş türleri yeniden hayata döndürme fikri, bugün milyar dolarlık bir girişimin misyonu haline geldi. Yapay zeka, genetik ve hesaplamalı biyolojideki ilerlemeler, koruma araştırmalarında nelerin mümkün olabileceğini değiştirirken, laboratuvarın çok ötesine uzanan soruları da beraberinde getiriyor. Teknoloji nesli tükenmiş bir türü geri getirebiliyorsa, bunu yapmalı mıyız? Peki yapay zeka, biyoçeşitliliğin geleceğini şekillendirmede nasıl bir rol oynamalı?
TechCrunch Disrupt 2026'da Kritik Bir Tartışma
İşte tam da bu sorular, TechCrunch Disrupt 2026'daki "Doğanın Geri Dönüşünü Tasarlayabilir miyiz?" başlıklı Real World AI Sahnesi sohbetinin merkezinde yer alıyor. Sohbete, sentetik biyoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmelerle nesli tükenmiş türleri geri getirme çalışmalarına öncülük eden Colossal Biosciences'ın Kurucu Ortağı ve CEO'su Ben Lamm katılacak. Tartışma yalnızca bilime odaklanmak yerine, nesli tükenme teknolojilerinin arkasındaki yapay zeka rolünü ve doğayı mühendislikle yeniden şekillendirmenin bir koruma atılımı mı yoksa halihazırda sahip olduğumuz ekosistemleri korumaktan bir sapma mı olduğu yönündeki büyüyen tartışmayı ele alacak.
Disrupt San Francisco'da Düzenleniyor
Etkinlik, 13-15 Ekim tarihleri arasında San Francisco'daki Moscone West'te gerçekleşecek ve 10.000'den fazla kurucu, yatırımcı ve operatörü bir araya getirerek 250'den fazla oturumla geleceği şekillendiren teknolojileri ve piyasa dinamiklerini keşfedecek. Katılım için erken kayıt fırsatı sunuluyor: 25 Eylül'e kadar bilet alanlar 200 dolar (yaklaşık 9.700 TL) tasarruf edebilecek. Türkiye'de benzer etkinliklerin fiyatları vergiler nedeniyle genellikle daha yüksek olabiliyor.
Yapay Zekanın Biyolojideki Yükselişi
Yapay zeka şimdiden yazılım, robotik ve bilimsel araştırmaları dönüştürüyor. Biyoloji ise bir sonraki sınır olabilir. Araştırmacılar, genetik verileri analiz etmek, biyolojik sistemleri modellemek ve keşfi hızlandırmak için yapay zekayı kullanıyor. Colossal gibi şirketler, yapay zekayı sentetik biyolojiyle birleştirerek yakın zamana kadar bilim kurguya ait olan sorulara yanıt arıyor. Bu oturum, bu teknolojilerin kesişim noktalarını ve yapay zekanın dijital sistemlerin ötesine geçip doğal dünyaya girdiğinde neler olacağını inceliyor. Derin teknoloji, yaşam bilimleri ve yapay zeka kesişiminde çalışan kurucular için, sektörün en iddialı şirketlerinden birinin az sayıda kuruluşun çözmeye çalıştığı sorunlara nasıl yaklaştığını duymak için bir fırsat.
Ben Lamm: AI ve Biyoteknoloji Arasında Bir Kariyer
Ben Lamm, yapay zeka ve gelişen teknolojilerin kesişiminde yirmi yılı aşkın süredir şirketler kuruyor. Kurumsal yapay zeka, kritik altyapı ve konuşma zekası gibi alanlarda karmaşık zorlukları çözmeye odaklanan işler inşa etti. Colossal Biosciences'ı kurmadan önce Hypergiant, Conversable ve Chaotic Moon gibi öncü teknoloji şirketlerini kurdu; bu şirketler daha sonra Trive Capital, LivePerson ve Accenture tarafından satın alındı. Bugün aynı girişimci zihniyeti tamamen farklı bir zorluğa uyguluyor: yapay zeka ve sentetik biyolojiyi kullanarak nesli tükenme olgusunu bir koruma aracı olarak keşfetmek. Bu çalışma, Colossal'ı bilim ve teknoloji dünyasının en çok izlenen ve en çok tartışılan şirketlerinden biri haline getirdi. CEO olarak Lamm, biyoçeşitlilik, iklim direnci, gelişen teknolojiler ve canlı sistemleri mühendislikle şekillendirmenin getirdiği sorumluluklar hakkındaki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Deneyimi, kuruculara çığır açan teknolojinin yalnızca bir sektörü bozmakla kalmayıp nelerin mümkün olduğuna dair düşüncelerimizi nasıl zorlayabileceğine dair nadir bir bakış sunuyor.
Nesli tükenmiş türleri canlandırmak manşetlere taşınıyor. Ancak daha geniş sorular, belki de en büyük etkiyi yaratacak. Teknoloji dünyasının en sıra dışı kurucularından biriyle bu konuşmaya katılmak için Disrupt biletinizi bugün alın.
Yapay zeka doğayı geri getirecekse önce kendi veri merkezlerinin doğaya verdiği zararı geri getirsinler. Yoksa mamut geri gelse ne olur, elektrik faturası yine bize kalır.