Gal Gadot, Wonder Woman'dan sonra aksiyon türünde kendini kanıtlamaya devam ediyor. Son olarak Prime Video'da yayınlanan The Runner'da, oğlunu kurtarmak için zamana karşı yarışan bir avukatı canlandırıyor. Ancak film, izleyiciyi ekrana kilitlemekte zorlanıyor.
Konu: Bir Annenin Çaresiz Mücadelesi
The Runner, Gal Gadot'un canlandırdığı başarılı avukat Maia Marten'ın hikayesini anlatıyor. Maia, bir mafya liderinin davasında kilit tanık konumundaki bir ismi öldürmesi için kimliği belirsiz bir 'Arayan' tarafından şantaja uğrar. Oğlu Noah'ı kaçıran bu gizemli kişi, Maia'ya sadece birkaç saat verir ve onu Londra sokaklarında koşturarak görevini yerine getirmesini ister. Ancak filmin en büyük mantık hatalarından biri, bu kadar ciddi bir görevin neden bir 'sabah koşusu' şeklinde yaptırılmasıdır.
Yetkin Oyuncu Kadrosu, Zayıf Senaryo
Gal Gadot, oğlunu kurtarmak için her şeyi yapan bir anne rolünde oldukça inandırıcı. Karakterinin iç çatışmasını izleyiciye başarıyla aktarıyor. Ancak senaryo, Maia'nın geçmişine dair ipuçları verse de bu hikayeyi derinleştiremiyor. Filmin sonunda ise izleyiciyi tatmin etmek yerine adeta bir polisiye dizinin finali gibi çözümlemelerle karşılaşıyoruz. Kevin Macdonald'ın yönetmenliği, Gadot'un koşu sahnelerinde başarılı olsa da hikayenin genel akışına bir bütünlük kazandıramıyor.
Teknoloji ve Modern Hayat Eleştirisi
The Runner'ın belki de en dikkat çekici yanı, cep telefonlarının hayatımızdaki yerine dair yapmaya çalıştığı göndermeler. Film boyunca karakterler sürekli olarak telefonlarıyla meşgul ve bu durum, filmin ana çatışmasını da tetikliyor. Ancak bu eleştiri, hikayenin akışına yeterince entegre edilememiş. Yönetmen, Londra'nın kalabalık sokaklarında Gadot'u koştururken bazı etkileyici aksiyon sahneleri yakalıyor. Ne var ki bu sahneler bile filmin genel olarak yarattığı hayal kırıklığını gidermeye yetmiyor.
Sonuç olarak The Runner, Gal Gadot hayranları için bile zorlu bir izleme deneyimi sunuyor. Aksiyon ve gerilim türünde yeni bir soluk arayanlar, bu filmde aradıklarını bulamayabilirler. Film, oyuncu kadrosunun yeteneğine rağmen senaryosundaki zayıflıklar ve mantık hatalarıyla dikkat çekiyor. Eğer vaktinizi bu tarz bir gerilime ayırmayı düşünüyorsanız, The Runner'ı listenizin alt sıralarına almanızı öneririz.
ya bu gal gadot güzel kadın da oyunculukta bi yere kadar. koş koş bitmedi ya, sonu da dağınık kalmış zaten. bi de prime video'ya niye bu kadar bütçe veriyolar anlamıyorum. 🤷♂️
ya gal gadot'a bu kadar koşturcaklarına senaryoya biraz para harcasalarmış. koş koş bitmedi ya, sonu da sönük kalıyor. prime video kalitesi belli artık.