Teknoloji dünyasının en parlak iki ismi, Brynn Putnam ve Tristan Walker, bir zamanlar hayalini bile kuramayacağımız başarılara imza attı. Putnam, küçük bir butik stüdyo zincirine sahip eğitimli bir balerin olarak, bağlantılı fitness şirketi Mirror'ı kurdu ve üç yıldan kısa sürede Lululemon'a 500 milyon dolara (yaklaşık 24.000 TL) sattı. Walker ise Stanford işletme okulundayken Twitter'da staj yaptı, ardından popüler erkek bakım markası Walker & Company Brands'ı kurdu ve beş yıl sonra Procter & Gamble'a satarak büyük bir çıkışa imza attı. Şimdi ikisi de yeniden sahalarda. Ama bu kez hedefleri aynı: insanları çevrimdışı, aynı odada bir araya getirmek.
Ortak Nokta: Teknolojinin Aşındırdığı Bağlantı
Putnam'ın yeni şirketi Board, 24 inçlik bir dokunmatik masa ekranı. Bu masa, fiziksel oyun parçalarını ve jestleri tanıyor ve açıkça tek başına ekrana bakan biri için değil, etrafında toplanan bir grup için tasarlanmış. Walker'ın Heirloom Craft'ı ise zanaat okullarını satın alıp büyütüyor; işe San Francisco'da Hermès'in ilk Amerikalı zanaatkar elçisi tarafından kurulan bir deri işçiliği okuluyla başladı. Walker ayrıca, girişimcilere işlerini kurmaları için daha fazla zaman tanımak amacıyla Collaborative Fund'dan ayrılan Collaborative Holdings fonunu yönetiyor. Yüzeyde bir oyun konsolu ile bir deri zanaat okulu pek de ortak noktaya sahip görünmüyor. Ancak iki kurucu da teknolojinin son yirmi yılda aşındırdığı bağlantı türünü yeniden inşa etmenin para getireceğine inanıyor.
Zamanlama tesadüf değil. Geçtiğimiz yılın haziran ayında Dünya Sağlık Örgütü'nün Sosyal Bağlantı Komisyonu, yalnızlığı tanımlayıcı bir küresel sağlık sorunu olarak sınıflandırdı ve dünya çapında her altı kişiden birinin etkilendiğini, bu durumun yılda yaklaşık 870.000 ölümle ilişkili olduğunu tahmin etti. Bu zorluğu fark edenler için fırsat da büyüyor. Marriott Bonvoy sponsorluğunda Harris Poll tarafından bu yıl yapılan bir ankete göre, Amerikalıların üçte ikisi bu yıl maddi satın alımlar yerine seyahat gibi deneyimlere öncelik veriyor. Aynı oran, bugün perakende alışverişinin tüm mağazalar aynı göründüğü için fazla genel geldiğini söylüyor.
Doğu Yakası'nda Yeni Bir Dalga
Şimdilik, Doğu Yakası girişimcileri bu alana daha doğal bir şekilde yöneliyor gibi görünüyor. Putnam ve Walker'ın yanı sıra, en yeni işleri bağlantıya odaklanan iki kurucu daha var: Bonobos'un kurucusu Andy Dunn ve The Wing'den Audrey Gelman. Dunn'ın beş yıllık şirketi Pie, arkadaş eşleştirme uygulamasından etkinlik keşif aracına, oradan da şimdi "sosyal yaşam işletim sistemi" dediği bir yapıya dönüştü. Koşu kulüpleri veya izleme partileri gibi düzenli sosyal gruplar için kalıcı bir dijital merkez olan "Community Homes" etrafında şekilleniyor. Gelman ise bunu daha önce denemişti. Son şirketi The Wing, kadınları bir araya getirme üzerine bir iş kurdu ancak pandemi sırasında kendi çalışanlarına adil davranmadığı suçlamalarıyla kapandı. Şimdi benzer bir şeyi farklı bir yolla yapıyor. Hudson Valley'de 11 odalı bir konukevi olan Six Bells Countryside Inn, her ay bir cinayet-gizem yemeği düzenliyor. Aktörler kalabalığa karışıyor ve tatlıdan önce biri ölü bulunuyor. Gizem tasarım gereği biraz saçma ama misafirler üzerindeki etkisi büyük. Bu yaz New York Times'da çıkan bir habere göre, ziyaretçiler... (haberin devamı).
Görünen o ki, teknoloji dünyasının önde gelen isimleri, ekranların bizi daha da yalnızlaştırdığı bir çağda, gerçek bağlantıyı yeniden keşfetmenin hem toplumsal hem de ticari bir değer taşıdığına inanıyor. Bakalım bu yeni dalga, teknolojinin yarattığı boşluğu doldurabilecek mi?
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!