Oracle, New Mexico'da OpenAI için inşa ettiği dev veri merkezine yönelik artan yerel tepkileri hafifletmek amacıyla 2 gigavatlık yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapacağını duyurdu. Ancak bu hamle, tesisin doğal gazla çalışan yakıt hücreleriyle besleneceği gerçeğini değiştirmiyor. Peki bu denge, teknoloji devlerinin çevresel taahhütleriyle ne kadar uyumlu?
Project Jupiter: 165 Milyar Dolarlık Dev Yatırım
Oracle ve OpenAI, Santa Teresa, New Mexico'da 165 milyar dolarlık (yaklaşık 8.000 TL) Project Jupiter veri merkezini geliştiriyor. Bu tesis, Başkan Donald Trump'ın 2025'te duyurduğu daha geniş kapsamlı Stargate yapay zeka altyapı projesinin bir parçası. Ancak proje, çevresel etkileri nedeniyle yerel protestolar ve hukuki mücadelelerle karşı karşıya. New Mexico sakinleri ve çevre grupları, veri merkezinin doğal gaz santralleriyle çalışacak olmasına karşı çıkıyor.
Oracle'ın 8 Eylül'de yenilenebilir enerji projeleri için teklif çağrısı yapması, veri merkezinin yakıt hücreleriyle çalışacağı gerçeğini değiştirmiyor. Cleanview veri platformunun CEO'su Michael Thomas, LinkedIn'de yaptığı paylaşımda, "Tüm eşleştirme programları gibi bu da sentetik olacak; 2 GW yenilenebilir enerji doğrudan veri merkezine güç sağlamayacak" dedi. Thomas, Oracle ve OpenAI'nin başlangıçta 2,2 gigavatlık doğal gaz üretimi planladığını ve bunun yılda 14 milyon ton CO2 emisyonuna yol açabileceğini belirtti. Bu, "New Mexico eyaletinin 20 yıllık karbon emisyonu azaltımlarını silip süpürebilirdi" diye ekledi.
Yakıt Hücreleri: Daha Temiz Ama Hâlâ Doğal Gaz
Yerel muhalefet, teknoloji şirketlerinin Project Jupiter planını gaz türbinlerinden yakıt hücresi teknolojisine kaydırmasına neden olmuş görünüyor. Yakıt hücreleri, yanma olmadan elektrokimyasal bir süreçle elektrik üretiyor. Oracle Cloud Infrastructure'ın ağ ve veri kapasitesi yönetimi başkan yardımcısı Julia Robin, Santa Fe New Mexican'da yayımlanan yorumunda, ilk gaz türbini planına kıyasla 2,45 gigavatlık yakıt hücresi kullanımının nitrojen oksit emisyonlarını yüzde 90'dan fazla azaltabileceğini ve karbon monoksit ile kükürt dioksit gibi diğer hava kirleticilerini de "önemli ölçüde" düşürebileceğini belirtti. Bloom Energy yakıt hücresi teknolojisi, hidrojen veya biyogaz gibi daha temiz yakıtlarla çalışma esnekliğine ve karbon yakalama sistemleriyle daha iyi uyumluluğa sahip. Robin, bu teknolojinin "daha düşük karbonlu yakıtlar ve karbon yakalama altyapısı geliştikçe Project Jupiter'e daha esnek bir yol sunabileceğini" öne sürdü.
Oracle'ın yenilenebilir enerji duyurusuna, karbon yakalama ve depolama araştırmalarını finanse etmek için 1 milyon dolarlık (yaklaşık 50.000 TL) bir taahhüt de eşlik etti. Bu araştırma, Bloom Energy yakıt hücrelerinin ürettiği karbondioksiti depolamaya ve potansiyel olarak kullanmaya odaklanacak. Ancak şimdilik Project Jupiter'i besleyen yakıt hücreleri, "bölgede bulunabilir ve güvenilir olduğu için" hâlâ doğal gaz kullanacak.
Yenilenebilir Enerji Taahhüdü Yeterli mi?
Project Jupiter'in gaz türbinlerinden yakıt hücrelerine geçişi, yerel hava kirliliğini ve emisyonları önemli ölçüde azaltacak. Ancak doğal gaza olan bağımlılık devam ettiği için Cleanview'den Thomas, "yeni planla bile veri merkezinin eyaletteki en büyük emisyon kaynağı olabileceğini" vurguluyor. Oracle'ın 2 gigavatlık yeni yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapma çabası New Mexico'ya fayda sağlayabilir. Ancak Project Jupiter'in "2030'a kadar yüzde 100 karbonsuz enerji eşleştirme" taahhüdü, doğal gaz kullanımı devam ettiği sürece tartışmalı olmaya devam edecek. Türkiye'de benzer veri merkezi projelerinin maliyetleri, vergiler ve düzenlemeler nedeniyle genellikle ABD fiyatlarından daha yüksek olabiliyor.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!