Kapanması gereken santral, beş kez 'acil durum' ile açık tutuldu
ABD'de kömürle elektrik üretimi neredeyse yirmi yıldır hızla geriliyor. İlk Trump yönetimi bu eğilimi durduramamıştı; ikinci dönemde ise kömürü ayakta tutmak için çok daha doğrudan müdahaleler devreye alındı. Bunların en dikkat çekeni, kapanması planlanan santrallerin, ihtiyaç olmasa bile açık tutulması için verilen emirler oldu.
Yönetim bu emirleri, Enerji Bakanlığı'na (DOE) savaş hali ya da ani bir üretim açığı durumunda 'acil durum' ilan etme yetkisi tanıyan bir yasaya dayandırıyordu. Kapanması gündemde olan kömür santrallerinin bulunduğu eyaletler ve çeşitli taraflar bu ilanlara itiraz etti. Cuma günü, mahkemeye taşınan davaların ilkinde bu ilanın yasaya aykırı olduğu sonucuna varıldı.
Karar tek bir santrali değil, hepsini ilgilendiriyor
Söz konusu karar yalnızca Michigan'daki tek bir kömür santralini etkiliyor gibi görünse de, gerekçesi DOE tarafından engellenen her kömür santrali kapanışı için geçerli olacak. Karar, DC Temyiz Mahkemesi'ne bağlı üç hâkimden oluşan bir heyet tarafından oybirliğiyle alındı.
Davanın merkezinde J.H. Campbell Elektrik Santrali var. Geçen yıl kapanması planlanan tesis, DOE'nin toplam beş acil durum ilanıyla açık tutuldu; Federal Enerji Yasası bu ilanları 90 günle sınırlıyor. Tartışılan madde, yasanın 202(c) bölümü: DOE'ye, ABD savaş halindeyken ya da 'elektrik enerjisi talebinde ani bir artış veya elektrik enerjisi kıtlığı nedeniyle bir acil durumun ortaya çıkması' halinde müdahale yetkisi veriyor.
Mahkeme: Ortada acil durum yok
Michigan ve bir dizi çevre örgütü, gerçekten bir acil durum olup olmadığını tartıştı. Santralin eski, verimsiz ve son derece kirletici olduğunu vurguladılar; mahkeme, tesisin yol açtığı kirliliğin yılda 30 kişinin ölümüne neden olacağına dair tahminlere atıf yaptı.
Kapanış kararı yıllar önce gündeme gelmişti; ancak eyalet kamu hizmetleri komisyonu, hizmetin aksamayacağından emin olmak için bir süreç yürüttü. Duruşmalar düzenlendi, Michigan mahkemelerindeki itirazlar yönetildi ve şirketin daha ucuz, daha az kirletici kaynakları devreye alma planları değerlendirildi. Kapanış planı ancak hiçbir üretim açığına yol açmayacağı sonucuna varıldığı için onaylandı. Plan ayrıca Louisiana'dan Minnesota'ya kadar uzanan bir şebekeyi yöneten MISO tarafından da incelenip onaylandı.
Hükümet, emrini savunurken iki belgeye dayandı. Bunlardan biri, MISO'nun yalnızca düşük üretim rezervi riski taşıdığını söyleyen bir rapordu. Mahkeme, aynı raporun MISO'nun 'tepe yük koşulları' için 'yeterli öngörülen kaynağa' sahip olduğu sonucuna vardığını ve raporun 2024 koşullarına özgü olduğunu belirtti. İkinci belge ise şebekenin en büyük riskinin yaz aylarında elektrik talebinin arz sınırlarına yaklaşması olduğunu öne süren bir sunumdu. Mahkeme bunu basit bir mevsimsel karşılaştırma olarak değerlendirdi; şebekenin genel durumuna dair bir değerlendirme olarak görmedi.
Kısacası mahkeme, DOE'nin acil durum sayılabilecek kritik bir arz kıtlığına dair hiçbir kanıt sunamadığı sonucuna vardı. Geriye, yasanın hükümetin harekete geçmesi için bu düzeyde bir ayrıntı isteyip istemediği sorusu kaldı. Mahkeme, ABD enerji düzenlemesinin tarihine ve yapısına epeyce yer ayırıyor.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!