Matematik Dünyasında Yapay Zeka Rüzgarı
Son yıllarda OpenAI, matematik alanında adeta bir fetih hareketi yürütüyor. Şirket, geçtiğimiz günlerde efsanevi Millennium Ödülü problemlerinden birine çözüm bulduğunu iddia ederek büyük bir başarıya imza attı. Normal şartlarda bu, tarihi bir başarı olarak kutlanabilirdi. Ancak birçok matematikçi, OpenAI'ın dur durak bilmeyen ilerleyişini endişeyle izliyor. Onlara göre şirket, hevesli bir yeni katılımcıdan ziyade, kendi alanlarına saygısızca dalan, kaynakları sınırsız bir davetsiz misafir gibi görünüyor.
Bu endişenin merkezinde, OpenAI'ın matematiği farklı nedenlerle yaptığı hissi yatıyor. Matematikçiler alanı ilerletmeyi hedeflerken, OpenAI kazanmayı istiyor. Peki, işler bu noktaya nasıl geldi? The Verge'e konuşan ve son tartışmaların merkezinde yer alan Tristan Buckmaster ve Andreas Thom gibi isimler, teknoloji devinin davranışlarının alanı sarstığını ve rakiplerini alt etme kararlılığında bir sonraki adımının ne olacağından korktuklarını dile getiriyor.
Codex Tartışması ve Karşılıklı Suçlamalar
Tartışmaların odağında, Buckmaster'ın OpenAI'ın Codex aracı üzerinden yaptığı çalışmaların şirketin son başarılarına katkıda bulunup bulunmadığı sorusu var. Buckmaster, OpenAI'ı bu konuda yeterli açıklama yapmamakla suçluyor. OpenAI sözcüsü Laurance Fauconnet ise The Verge'e yaptığı açıklamada, Buckmaster'ın Codex istemlerinden elde edilen materyalin herhangi bir rol oynamadığını kesin bir dille reddediyor: "Dr. Buckmaster'ın son iki aydaki Codex istemlerinin sistemi herhangi bir şekilde etkilemesinin, eğitim dahil, imkansız olduğunu kategorik olarak söyleyebiliriz." Ancak Buckmaster ikna olmuş değil: "Şu ana kadarki davranışları göz önüne alındığında, bu tür açıklamalara büyük şüpheyle yaklaşmak gerekir."
Millennium Ödülü ve Rekabetin Boyutu
Gerilimi tırmandıran şey ise bir söylenti oldu. OpenAI, bazı araştırmacıların Millennium Ödülü problemleri üzerinde ilerleme kaydettiğini duyduğunu ve yayınlanmamış gelişmiş bir modelinin de bu yönde ilerleyip ilerleyemeyeceğini görmek istediğini söylüyor. Görünüşe göre ilerleyebildi de. Şirket, akışkanların hareketiyle ilgili Navier-Stokes problemi için bir çözüm bulmak üzere yaklaşık 10.000 ajan, on milyonlarca dolarlık hesaplama gücü ve sadece 88 saat kullandığını belirtiyor. OpenAI ayrıca kiminle yarıştığını da keşfetmiş durumda.
Bu durum, matematik dünyasında geleneksel normların ve etik değerlerin sorgulanmasına yol açıyor. Yapay zeka devlerinin birbirleriyle giriştiği bu 'çocukça' rekabet, alanın doğasını değiştiriyor ve birçok matematikçiyi rahatsız ediyor. OpenAI'ın bu agresif stratejisi, akademik dünyada kabul gören yavaş ve titiz çalışma kültürüyle çatışıyor. Sonuç olarak, yapay zekanın matematikteki rolü ve etik sınırları, önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.
matematikçiler haklı bence, her yeni model çıktığında "şu problemi çözdük" diye duyuru yapıp sonra arxivde yarım sayfa ispatla kalıyorlar. bilim böyle ilerlemez.