Sylvan Esso'dan Yeni Albüm: Ow ∞
Amelia Meath ve Nick Sanborn'dan oluşan Sylvan Esso, 2014'te kendi adlarını taşıyan çıkış albümleri ve "Hey Mami" single'ı ile müzik sahnesine hızlı bir giriş yaptı. O günden bu yana, Free Love'da daha tozlu ve kırılgan dokuları deneyerek, No Rules Sandy'de ise daha dans edilebilir ve glitch'li bir sound'a yönelerek dinleyicilere birbirinden değerli albümler sundular. İkili, seslerinin sınırlarını sürekli zorlarken Sylvan Esso kaydını Sylvan Esso yapan özü de korumayı başardı.
Ow ∞: Nostaljik ve Cesur Bir Yeniden İcat
Geçtiğimiz cuma günü yayınlanan yeni albümleri Ow ∞, belki de bugüne kadarki en cesur ses yeniden icadını temsil ediyor. Albüm, Free Love'un glitch'li modüler davulları ve parlak dans prodüksiyonunu bir kenara bırakıp yüzyılın başındaki breakbeat'lere ve distortionlı gitarlara yöneliyor. Öyle ki "Hot Slob" ve "Concrete Glen" gibi parçalarda zaman zaman Soul Coughing ve Blur gibi grupların tınılarını duymak mümkün. Ancak endişelenmeyin, eski albümlerin hayranlarını memnun edecek bolca bleep, bloop ve modern vokal prodüksiyon teknikleri hâlâ yerinde.

Ekipman ve İlham: Nick Sanborn ve Amelia Meath Anlatıyor
Ow ∞'un çıkışını kutlamak için Sylvan Esso, haftalık anketimize katılmayı kabul etti. Nick Sanborn, en sevdiği teknoloji parçasının laptopu olduğunu söylüyor: "Lise mezuniyetimden bu yana bir dizi MacBook'u sevdim ve onlarsız çalışmayı hayal edemiyorum. Dokunmatik ekranda yazı yazmaktan veya önemli işler yapmaktan nefret eden o millennial'lardan biriyim." Telefonuyla ilgili değiştirmek istediği bir şey sorulduğunda ise Sanborn, "Yaratıcısından daha çok beni önemsediğini hissetmesini isterdim" derken, Amelia Meath "Telefonun aslında bir yemek replicator'ı olmasını isterdim. Böylece birçok sorun çözülürdü" diye ekliyor.
Tarayıcı sekmeleri hakkında konuşan Sanborn, normalde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (ADHD) nedeniyle çok sayıda sekme açık tuttuğunu, ancak bu sefer sekiz sekme ile biraz düşük kaldığını belirtiyor. E-posta dışında sabitlenmiş sekmesi olmadığını, tarayıcıyı açtığında boş bir sayfa görmeyi sevdiğini söylüyor. Sanborn ayrıca hâlâ eski Monome forumunu sık sık ziyaret ettiğini, buranın programlama ve enstrüman tasarımına odaklandığını ve insanların harika, ilginç, samimi ve nazik olduğunu belirtiyor: "İnternette bana zarardan çok fayda sağlayan tek yer orası."
Amelia Meath ise lisedeyken para biriktirip aldığı T-Mobile Sidekick'ten bahsediyor: "Sahip olduğum en havalı telefondu. Günlüğümü orada tutardım :D" diyor. Oyunlara gelince, Sanborn 1994'te Super Nintendo için çıkan "EarthBound"u sevdiğini söylüyor: "Muhteşem, kalpten ve sıra dışı bir JRPG'ydi. Güzel, tuhaf ve insanlık doluydu. Hâlâ birkaç yılda bir baştan sona oynarım." Meath ise ilk Zelda oyunu olarak Wii'deki Skyward Sword'u oynadığını ve bir sürü insanla aynı evde yaşadıkları için hep birlikte oynadıklarını, bunun yetişkin olarak oyun oynamaya başlaması için bir kapı olduğunu anlatıyor.
Sylvan Esso, Ow ∞ ile hem geçmişe selam duruyor hem de geleceğe doğru cesur bir adım atıyor. Albüm, grubun evrimini merak edenler için kaçırılmayacak bir çalışma.
breakbeat ve distortion bence iyi olmuş, son albümleri fazla yumuşak geldiydi bana
yine mi 2000ler nostaljisi ya. herkes breakbeat'e dönüyor son zamanlarda, biraz klişe olmaya başladı ama Sylvan Esso farklı yapar belki. dinlemeden bilemem.
breakbeat ve distortionlu gitar mı, ilk dinlediğimde "bu ne ya" dedim ama üçüncü kezde sardı. yine de eski albümlerdeki o minimal elektronik dokuyu özlüyorum açıkçası