Seriden Kopuş: Fareler Yerine Kılıçlar
Fransa'nın Yüz Yıl Savaşları sırasındaki karanlık atmosferiyle tanıdığımız Plague Tale serisi, yeni oyunu Resonance ile köklü bir değişime imza atıyor. Serinin önceki oyunları, çocukların etrafındaki fare sürülerinden kaçışını ve askerlere karşı gizlilikle mücadelesini konu alıyordu. Ancak Resonance, bu bilindik formülü bir kenara bırakarak Sophia karakterinin geçmişine odaklanan, üçüncü şahıs aksiyon-macera türünde bir ön bölüm olarak karşımıza çıkıyor.
Oyun, serinin ikinci oyununda tanıtılan ve sevilen bir karakter olan Sophia'nın Akdeniz'deki hazine avını konu alıyor. Veba, sapan veya simya gibi serinin diğer öğeleri burada yok; yerine yeni bir kılıç dövüş sistemi var. Bu yönüyle oyun, Tomb Raider'ın yeniden başlatma serisindeki yapıyı andırıyor; ancak ateşli silahlar yerine yakın dövüşe odaklanıyor.
Dövüş Sistemi: Bloklama, Tekme ve Şişe Fırlatma
Resonance'ın dövüş mekanikleri, oyunun en güçlü yanlarından biri. Oyunun zorluk derecesine göre değişen bir denge sunan sistemde, düşmanların kombolarını bloklayarak doldurduğunuz bir sersemletme çubuğu bulunuyor. Ancak asıl eğlence, etraftan kapılan nesneleri düşmanın yüzüne fırlatmakta. Bir şişe kapıp askerin kafasına geçirmek, oyuncuya gerçek bir haydut hissi veriyor. Ayrıca, düşmanları uçurumdan aşağı itebilen güçlü bir tekme de mevcut. Bu tekme, savunma yapan düşmanların kalkanını düşürmek için de kullanışlı.
Oyuncular, düşman gruplarını yenerek veya yerde buldukları deniz kabuklarından kazandıkları 'rezonans puanları' ile yeteneklerini geliştirebiliyor. Ben şahsen tekmeyi ilk geliştirenlerden oldum, çünkü bu hareket hem savunma hem de saldırı için çok işlevseldi. Ayrıca, oyunun lineer yapısına rağmen, yan geçitler ve bulmacalar genellikle yeni kılıçlar, kritik vuruş şansını veya bloklama zamanlamasını artıran mücevherler gibi ödüller sunuyor. Sophia'nın bulduğu mücevherleri gerçekten takması, karaktere kişisel bir dokunuş katıyor; öyle ki oyunun sonunda kollarında neredeyse takacak yer kalmıyor.
Bulmacalar ve Atmosfer: Karışık Bir Çanta
Oyun, Minoan kalıntılarında geçen bulmacalarla dolu. Bu bulmacalar genellikle lensleri doğru açıya çevirerek ışığı yansıtmayı veya semboller üzerinde sırayla durmayı gerektiriyor. Bu bulmacaların çoğu tahmin edilebilir olsa da, bazıları mantık yürütmeyi zorlayan ve oyuncuyu zorlayan türden. Özellikle Kara Tapınak kapısı bulmacası, sinir bozucu bir deneyim sunuyor.
Oyunun yapısı, sinematik iddiaları olan prestijli oyunlardan aşina olduğumuz bir kalıbı takip ediyor. Dar geçitlerden süzülürken kamera arkasında etkileyici manzaralar gösteriliyor, bu da yükleme ekranlarını gizlemeye yardımcı oluyor. Atmosfer, serinin önceki oyunlarındaki o gotik hava yerine daha çok Akdeniz'e özgü bir macera hissi veriyor.
Sonuç olarak Resonance: A Plague Tale Legacy, serinin hayranlarını şaşırtacak ama belki de yeni bir kitleye hitap edecek bir oyun. Gizlilik ve fare korkusu yerine aksiyon ve dövüş odaklı bu yapım, özellikle Tomb Raider tarzı oyunları sevenler için keyifli bir deneyim sunuyor. Ancak, serinin klasik atmosferini ve temel mekaniklerini arayanlar hayal kırıklığına uğrayabilir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!