Gizlilik Politikasının Bedeli
Apple uzun süredir gizliliği hem donanımının hem de hizmetlerinin en önemli satış noktası olarak kullanıyor. Ancak şirketin, 2021'de tanıttığı App Tracking Transparency (ATT) özelliğini hayata geçirdiğine belki de pişman olduğunu söylemek mümkün. Sınırlı bir kapsama sahip olmasına rağmen, bu özellik neredeyse her ay yeni bir antitröst davasının veya düzenleyici incelemenin konusu oluyor. Şimdi ise Birleşik Krallık'ta üçüncü bir ATT davası açıldı ve bu davanın sıra dışı bir yönü var: davayı, daha önce ülkenin rekabet otoritesinde üst düzey bir yetkili olarak görev yapan Ann Pope yönetiyor.
Kişiselleştirilmiş Reklamcılık ve Gizlilik Dengesi
Kişiselleştirilmiş reklamcılık uzun yıllardır teknoloji dünyasının en hararetli konularından biri. Konsept oldukça basit: İlgimizi çekmeyen rastgele reklamlar yerine, kullandığımız uygulamalardan ve ziyaret ettiğimiz web sitelerinden derlenen verilerle belirlenen ilgi alanlarımıza göre reklamlar gösteriliyor. Teorik olarak bu durum herkes için kazan-kazan: Tüketiciler gerçekten ilgilerini çekebilecek reklamlar görüyor; reklamverenler hedefli reklam sayesinde bütçelerinden daha iyi sonuç alıyor; ücretsiz uygulamalar ve web siteleri ise aynı nedenle daha yüksek ödemeler alıyor. Ancak kişiselleştirilmiş reklamlar için toplanan veriler anonim hale getirilmiş olsa da, bu uygulama yaygın bir mahremiyet ihlali algısına yol açtı. Apple, verilerin anonimliğini sağlamak için özel bir teknoloji geliştirmesine rağmen birçok tüketici şüpheci kaldı.
Apple'ın ATT'si, tüketicilere verilerinin kişiselleştirilmiş reklamlar için kullanılıp kullanılamayacağını seçme hakkı tanıyarak bu sorunu çözmek için tasarlandı. Bu verileri toplamak isteyen geliştiricilerin tüketicilerden izin istemesi gerekiyor. Ancak bu özellik, iPhone üreticisi için bir dizi dava ve antitröst incelemesini de beraberinde getirdi. Tartışmaların odak noktası ise Apple'ın kendi uygulamalarının bu izni istememesi.
Davada İlginç Ayrıntı
Apple, ATT kurallarının aslında tutarlı olduğunu birçok kez vurguladı: Kendi uygulamaları ATT bildirimini göstermiyor çünkü bu verileri toplamıyorlar. Üçüncü taraf uygulamalar da aynı verileri toplamıyorsa bildirim zorunluluğundan muaf. Şu ana kadar Apple, Birleşik Krallık'ın ilgili antitröst düzenleyicisi olan Competition Appeal Tribunal'e yapılan üç şikayetle karşı karşıya. Apple bunlardan ilkini kaybetti ve şu anda temyiz süreci devam ediyor; ikinci dava ise henüz sonuçlanmadı.
Yeni dava ise yaklaşık 2 milyar sterlinlik (2,7 milyar dolar) bir tazminat talebi içeriyor ve uygulama geliştiricileri adına açılıyor. Davanın başında yer alan Ann Pope, Apple'ın politikasının "Apple'ı bir kapı bekçisi olarak kullanan işletmelere çok ciddi zarar verdiğini" belirtti. Pope ayrıca, "Bu eylem, Apple'a bağımlı olan İngiliz işletmelerinin haklarını korumak, Apple'ın uyguladığı kuralların adil olmasını sağlamak ve İngiliz şirketlerinin uğradığı kayıpları telafi etmek için önemli" dedi. Apple ise haberin yazıldığı sırada konuyla ilgili herhangi bir yorum yapmadı. Öte yandan şirket, Alman antitröst düzenleyicisinin soruşturmasının ardından AB'de ATT kurallarında sekiz değişiklik yapmayı kabul etmişti.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz!